Derneğimizin de aralarında bulunduğu hak ve özgürlük temelinde çalışan çok sayıda örgüt, devletlere ve şirketlere koronavirüse karşı mücadelede dijital gözetim teknolojilerini kullanırken insan haklarına saygı gösterme çağrısı yaptı. Açıklamayı Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Hasan H.Kayış derneğimiz için çevirdi.

Açıklamanın İngilizce orijinaline bu bağlantıyla erişebilirsiniz: https://edri.org/wp-content/uploads/2020/04/Joint-statement-COVID-19-and-surveillance-FINAL1.pdf

2 Nisan’da yayınlanan açıklama ve imzacı örgütler şöyle;

Ortak sivil toplum açıklaması:
Devletler pandemi ile mücadelede dijital gözetim teknolojilerini kullanırken insan haklarına saygı göstermelidir

COVID-19 salgını, dünya çapında hükümetler tarafından büyük ölçekli ve koordineli müdahale gerektiren küresel bir halk sağlığı acil durumudur. Bununla birlikte, Devletlerin virüsü kontrol altına alma çabaları, büyük ölçüde genişletilmiş dijital gözetim sistemlerine başvuran yeni bir çağın başlangıcı için kullanılmamalıdır.

Biz, aşağıda imzası bulunan kuruluşlar, hükümetlerden pandemi ile mücadelede bireyleri ve nüfusları izlemek ve görüntülemek için dijital teknolojilerin kullanılmasının kesinlikle insan haklarına uygun bir şekilde yapılmasını sağlayacak şekilde liderlik göstermesini istiyoruz.

Teknoloji bu çaba sırasında halk sağlığı mesajlarını yaymak ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak gibi önemli bir rol oynayabilir ve oynamalıdır. Bununla birlikte, üzerinde anlaşmaya varılmamış dijital gözetim gücündeki bir artış cep telefonu konum verilerine erişim elde etmek, gizliliği, ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal edebilecek ve kamu makamlarına olan güveni azaltabilecek şekilde tehdit edebileceği gibi herhangi bir halk sağlığı müdahalesinin etkinliğini de baltalayabilir. Bu önlemler aynı zamanda ayrımcılık riski taşır ve zaten ötekileştirilmiş topluluklara orantısız bir şekilde zarar verebilir.

Bunlar olağanüstü zamanlar ama insan hakları hukuku hala geçerli. Gerçekten de insan hakları çerçevesi, bireylerin ve daha geniş toplumların korunması için farklı hakların dikkatle dengelenmesini sağlamak üzere tasarlanmıştır. Devletler, bir halk sağlığı kriziyle mücadele adına gizlilik ve ifade özgürlüğü gibi hakları göz ardı edemezler. Aksine, insan haklarının korunması halk sağlığını da teşvik eder. Artık hükümetler her zamankinden daha fazla, bu haklara getirilen kısıtlamaların köklü insan hakları güvencelerine uygun olmasını sağlamalıdır.

Bu kriz ortak insaniyetimizi gösterme fırsatı sunuyor. İnsan hakları standartları ve hukukun üstünlüğü ile tutarlı olarak bu salgınla mücadele etmek için olağanüstü çaba gösterebiliriz. Hükümetlerin şimdi pandemiyle yüzleşmek için verdikleri kararlar gelecekte dünyanın nasıl görüneceğini şekillendirecek.

Aşağıdaki hükümler yerine getirilmediği sürece tüm hükümetleri COVID-19 salgınına artan dijital gözetim ile yanıt vermemeye çağırıyoruz:

  1. Pandemiyi ele almak için alınan gözetim tedbirleri yasal, gerekli ve orantılı olmalıdır. Söz konusu tedbirler yasalar tarafından sağlanmalı ve uygun halk sağlığı yetkilileri tarafından belirlenen meşru halk sağlığı hedefleri tarafından gerekçelendirilmeli ve bu ihtiyaçlarla orantılı olmalıdır. Hükümetler aldıkları önlemler konusunda, dikkatle incelenebilmeleri ve uygunsa daha sonra değiştirilebilmeleri, geri çekilmeleri veya tersine çevrilmeleri için şeffaf olmalıdır. COVID-19 salgınının ayrım gözetmeyen kitle gözetimi için bir bahane olarak hizmet etmesine izin veremeyiz.
  2. Hükümetler izleme ve gözetim güçlerini genişletirse, bu yetkiler zamana bağlı olmalı ve sadece mevcut salgını ele almak için gerektiği kadar devam etmelidir. COVID-19 salgınının süresiz gözetim için bir mazeret olmasına izin veremeyiz.
  3. Devletler, sağlık verileri de dâhil olmak üzere kişisel verilerin daha fazla toplanması, saklanması ve bir araya getirilmesinin yalnızca COVID-19 pandemisine yanıt vermek amacıyla kullanılmasını sağlamalıdır. Pandemiğe yanıt vermek için toplanan, saklanan ve bir araya getirilen veriler kapsamla sınırlı, pandemiye göre zamana bağlı olmalı ve ticari veya başka herhangi bir amaçla kullanılmamalıdır. COVID-19 salgınının bireyin mahremiyet hakkını ihlal etmek için bir mazeret olmasına izin veremeyiz.
  4. Hükümetler, toplanan kişisel verileri toplama, iletim, işleme ve depolamada kullanılan tüm cihazların, uygulamaların, ağların veya hizmetlerin yeterli güvenliğinin sağlanması da dâhil olmak üzere, insanların verilerini korumak için her türlü çabayı göstermelidir. Verilerin anonim olduğu iddiaları kanıtlara dayanmalı ve nasıl anonimleştirildiği konusunda yeterli bilgi ile desteklenmelidir. İnsanların dijital güvenliğinden ödün verilmesine gerekçe olarak “salgına yanıt verme” girişimlerine izin veremeyiz.
  5. Büyük veri ve yapay zeka sistemleri de dahil olmak üzere COVID-19’a müdahale ederken dijital gözetim teknolojilerinin her türlü kullanımı, bu araçların ırksal azınlıklara, yoksulluk içinde yaşayan kişilere, ihtiyaçlar ve yaşanmış gerçeklikleri büyük veri kümelerinde gizlenebilen veya yanlış temsil edilebilen diğer marjinal nüfuslara karşı ayrımcılığı ve diğer hak ihlallerini kolaylaştırma riskini ele almalıdır. COVID-19 salgınının toplumdaki farklı gruplar arasındaki insan haklarından yararlanma boşluğunu daha da artırmasına izin veremeyiz.
  6. Hükümetler diğer kamu veya özel sektör kuruluşları ile veri paylaşım anlaşmaları yaparlarsa, bunu yasalara dayandırılmalı, bu anlaşmaların gizlilik ve insan hakları üzerindeki etkilerini değerlendirmek için gerekli bilgileri yazılı olarak, varsayılan hükümler, kamu gözetimi ve diğer güvenlik önlemleri ile kamuya açıklaması gerekmektedir. Hükümetler COVID-19 ile mücadele çabalarına katılan işletmelerin insan haklarına saygı duyduğundan emin olmak ve herhangi bir müdahalenin diğer ticari ve ticari çıkarlardan korunmasını sağlamak için gerekli özeni göstermelidir. COVID-19 salgınının, hükümetlerin üçüncü taraflarla topladığı ve paylaştığı bilgiler için insanları karanlıkta bırakacak bir mazeret olmasına izin veremeyiz.
  7. Herhangi bir müdahale, hesap verilebilir önlemleri ve kötüye kullanıma karşı korumayı içermelidir. COVID-19 ile ilgili artan gözetim çabaları, güvenlik veya istihbarat teşkilatları alanına girmemeli ve uygun bağımsız organlar tarafından etkin gözetim altında tutulmalıdır. Ayrıca bireylere veri toplamak, bir araya getirmek, saklamak ve kullanmak için COVID-19 ile ilgili önlemleri bilme ve bunlara karşı çıkma fırsatı verilmelidir. Gözetime tabi tutulan bireylerin etkili hukuk yollarına erişimi olmalıdır.
  8. Veri toplama çabalarını içeren COVID-19 ile ilgili müdahaleler, ilgili paydaşların, özellikle halk sağlığı sektöründeki uzmanların ve marjinal nüfus gruplarının özgür, aktif ve anlamlı katılımı için araçlar içermelidir.

İmzalayanlar:

7amleh – Arab Center for Social Media Advancement

Access Now

African Declaration on Internet Rights and Freedoms Coalition

AI Now

Algorithm Watch

Alternatif Bilisim

Amnesty International

ApTI

ARTICLE 19

Asociación para una Ciudadanía Participativa, ACI Participa

Association for Progressive Communications (APC)

ASUTIC, Senegal

Athan – Freedom of Expression Activist Organization

Australian Privacy Foundation
Barracón Digital

Big Brother Watch

Bits of Freedom

Center for Advancement of Rights and Democracy (CARD)

Center for Digital Democracy

Center for Economic Justice

Centro De Estudios Constitucionales y de Derechos Humanos de Rosario

Chaos Computer Club – CCC

Citizen D / Državljan D

CIVICUS

Civil Liberties Union for Europe

CódigoSur

Coding Rights

Coletivo Brasil de Comunicação Social

Collaboration on International ICT Policy for East and Southern Africa (CIPESA)

Comité por la Libre Expresión (C-Libre)

Committee to Protect Journalists

Consumer Action

Consumer Federation of America

Cooperativa Tierra Común

Creative Commons Uruguay

D3 – Defesa dos Direitos Digitais

Data Privacy Brasil

Democratic Transition and Human Rights Support Center “DAAM”

Derechos Digitales

Digital Rights Lawyers Initiative (DRLI)

Digital Rights Watch
Digital Security Lab Ukraine

Digitalcourage

EPIC

epicenter.works

European Digital Rights – EDRi

Fitug

Foundation for Information Policy Research

Foundation for Media Alternatives

Fundación Acceso (Centroamérica)

Fundación Ciudadanía y Desarrollo, Ecuador

Fundación Datos Protegidos

Fundación Internet Bolivia

Fundación Taigüey, República Dominicana

Fundación Vía Libre

Hermes Center

Hiperderecho

Homo Digitalis

Human Rights Watch

Hungarian Civil Liberties Union

ImpACT International for Human Rights Policies

Index on Censorship

Initiative für Netzfreiheit

Innovation for Change – Middle East and North Africa

International Commission of Jurists

International Service for Human Rights (ISHR)

Intervozes – Coletivo Brasil de Comunicação Social

Ipandetec

IPPF

Irish Council for Civil Liberties (ICCL)

IT-Political Association of Denmark

Iuridicum Remedium z.s. (IURE)

Karisma

La Quadrature du Net

Liberia Information Technology Student Union

Liberty

Luchadoras

Majal.org

Masaar “Community for Technology and Law”

Media Rights Agenda (Nigeria)

MENA Rights Group

Metamorphosis Foundation

New America’s Open Technology Institute

Observacom

Open Data Institute

Open Rights Group

OpenMedia

OutRight Action International

Pangea

Panoptykon Foundation

Paradigm Initiative (PIN)

PEN International

Privacy International

Public Citizen

Public Knowledge

R3D: Red en Defensa de los Derechos Digitales

RedesAyuda

SHARE Foundation

Skyline International for Human Rights

Sursiendo

Swedish Consumers’ Association

Tahrir Institute for Middle East Policy (TIMEP)

Tech Inquiry

TechHerNG

TEDIC

The Bachchao Project

Unwanted Witness, Uganda

Usuarios Digitales

WITNESS

World Wide Web Foundation

Çeviri: Hasan H.Kayış, Ankara Ünv. İletişim Fakültesi Ar.Gör.