Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 27.10.2021 tarihinde, Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri (B. No: 2018/14884) başvurusunda, sulh ceza mahkemelerinin internetteki haberlerin erişime engellenmesi kararları ile ilgili  İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlemesi Kanunu’nun erişimin engellenmesi kararlarına yönelik 9. Maddesinin değiştirilmesi gerektiğine, verilen erişim engeli ve içerik çıkarma kararlarının Anayasa’nın 26. Maddesinde düzenlenmiş olan “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” ve 28. Maddesindeki “Basın hürriyeti” başlıklı düzenlemeler ile Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Bazı internet haber sitelerinde yayımlanmış 129 ayrı haber içeriğinde yer alan ifadeler nedeniyle şeref ve itibarlarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talebi üzerine sulh ceza hâkimlikleri tarafından toplam 129 URL adresine erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. Bu kararlarla ilgili Anayasa mahkemesine 9 ayrı bireysel başvuru yapılmış, aralarındaki konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle AYM, bireysel başvuru dosyalarını bir dosyada birleştirmiştir.

Anayasa mahkemesi söz konusu kararında özellikle;

- “kişilik haklarına yönelik bir saldırıya karşı erişimin engellenmesi” yoluna başvurabilmek ve bu konuda karar verebilmek için “internet içeriğinin ceza kanunlarına göre suç oluşturduğuna yönelik bir şüphenin bulunması” gerektiğine,

- Ancak Kanun'un 9. maddesinde erişimin engellenmesi yolunun kapsamının suç teşkil eden internet yayını ile sınırlı olduğunu gösteren herhangi bir ibare bulunmadığı dolayısı ile erişim engeli kararı verilmesi için kişilik haklarına yönelik haksız fiilin ulaşması gereken ağırlığın boyutuna ilişkin bir ölçüt/eşik değer de belirlenmesi gerektiğine,

- Gazete haberleri ile ilgili belirsiz bir süre için, ilgili ve yeterli gerekçe olmadan tedbir mahiyetinde alınması gereken erişim engeli kararlarının süresiz etki göstermesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerine yapılan müdahalenin orantılı olmadığına,

- Erişim engeli verilen Sulh Ceza Mahkemesi kararlarının yeterli gerekçesinin bulunmadığı, erişimin engellenmesi talep edilen haberler ile ilgili gazetelere herhangi bir bildirimde bulunulmaması, gazetelere cevap verme imkanı sunulmadığı, erişim engeli talep edilen iddialara ilişkin savunma imkanı verilmediği, erişim engeli kararlarına karşı yapılan itirazların bir cümleden ibaret gerekçeler ile reddedildiği, bu sebeplerle de kanunun yeterli hukuki güvence ve etkili bir başvuru olanağı sağlamadığına,

- Kanunun amacının yasa dışı içerik ile mücadele etmek olarak tanımlanmasına karşı, bizzat kanun 9. Maddesinin hiçbir yasa dışılık aranmaksızın kişilik hakkı ihlal edildiğini iddia eden her başvuruda erişim engeli kararı verildiği, bu durumun kanun amacına ve Anayasaya aykırı olduğu, kanunun maddesinin sistematik olarak sorunlu olduğu, bu yüzden de TBMM tarafından kanun değişikliği yapılması gerektiğine,

dikkat çekmektedir ve aynı konuda yapılan ve karardan sonra yapılacak başvuruların incelenmesinin 1 yıl süreyle ertelenmesine karar vermiştir.

Oysa 5651 Sayılı Kanun’a 15.8.2016 tarihinde eklenen 8/A Maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesine Somut Norm denetimi için yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesi söz konusu değişikliğin 671 sayılı OHAL KHK sı ile değişiklik yapılması sebebiyle incelemeye dahi almadan Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar vermiş idi.

Yine aynı şekilde 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanunun ile 5651 sayılı sansür yasasında yapılan içerik çıkarmaya ilişkin değişiklik ile ilgili yapılan somut norm denetimi başvurusu hakkında Anayasa Mahkemesi henüz hiçbir karar vermemiştir.

Anayasa Mahkemesi söz konusu karar ile kanun değişikliği yapılması gerektiğini, TBMM nin bu konuda harekete geçmesi gerektiğini belirtmiş, hatta kanun değişikliği sırasında hangi hususların dikkate alınması gerektiği konusunda yol gösterici bir takım hususları göstererek kafasını kuma gömmeye devam etmiş, erişim engelleme ve içeriğin çıkarılması konusunda yapılan başvuruların incelenmesini de 1 yıl ertelemiştir.

Söz konusu karar bireysel başvuru sonucu verilmiş olan bir karar olup yalnızca başvuruya konu haberler yönünden uygulanacaktır. Ancak benzer nitelikteki gazete haberleri ve içerikler ile ilgili verilmiş olan binlerce erişim engeli kararı halen uygulanmakta, yasa halen yürürlükte olduğundan Sulh Ceza Mahkemeleri tarafından benzer başvurular ile ilgili erişim engeli ve içeriklerin çıkarılmasına ilişkin kararlar verilmeye devam etmektedir.

5651 sayılı sansür yasası Türkiye’ de halen ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, haber alma hakkının önünde en önemli engellerden biridir. İktidarın her fırsatta elinde bir maşa olarak kullandığı, eğip, bükerek ve kendi lehine olacak her türlü değişikli yaptığı, bununla yetinmeyerek Sosyal Medya platformları ile ilgili düzenlemeleri yürürlüğe koyduğu, hatta “dezenformayon” kisvesi altında yeni değişiklikler yapmayı gündemine aldığı 5651 sayılı sansür yasası bir an önce ortadan kaldırılmalıdır. Bilişim alanında çalışmalar yürüten sivil toplum örgütleri, sosyal medya platformları, içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve konunun tarafı olan diğer paydaşlar ile hak ve özgürlükleri temel alan, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında yeni bir kanun yapılması için bir an önce çalışmalar yapılmalıdır.

Tüm sivil toplum örgütlerini ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, haber alma hakkını savunmaya, internette insan hakları için mücadele etmeye davet ediyoruz….